ÇAĞDAŞ DEMİRAĞ: “HEDEFİMİZ PAZARDA 3. SIRADA YER ALMAK”

ÇAĞDAŞ DEMİRAĞ: “HEDEFİMİZ PAZARDA 3. SIRADA YER ALMAK”

31 Mayıs 2017

Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, düzenlenen basın toplantısında TP'nin piyasadaki hedeflerinden bahsetti.Turkuaz istasyonlarının TP’ye dönüşümünün iki yılda tamamlanacağını söyleyen Genel Müdür Demirağ, “TP ve Turkuaz birleşecek. Markamız TP olarak devam edecek. Hedefimiz pazarda 3. Sırada yer almak” dedi.

Zülfikarlar Holding şirketlerinden Turkuaz Petrol, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım’ın yüzde 100 hissesini satın aldı. Turkuaz Petrol Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, satın almayla birlikte Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğünü de üstlendi.

Türkiye Petrolleri ise 700’ü aşkın akaryakıt istasyonu, 10 akaryakıt depolama tesisi, 4 LPG tesisi ve 150 bin metreküpün üzerindeki akaryakıt depolama kapasitesi ile Türkiye akaryakıt dağıtım sektöründeki ilk 5 şirketten biri oldu. Toplam ciro ise 3,6 milyar TL’ye yükseldi.

Turkuaz Petrol’ün Türkiye Petrolleri’ni satın alması sonrasında iki şirketin birleşiminden milli akaryakıt dağıtım şirketinin ortaya çıktığını vurgulayan Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ şunları ifade etti:

“Turkuaz Petrol olarak, 2016 yılının en büyük özelleştirmesine imza attık ve 490 milyon TL’lik en yüksek teklifi vererek Türkiye Petrolleri’ni satın aldık. Bu satın alma, hem ülke ekonomisine hem sektöre değer katacak son derece önemli bir gelişme oldu. Yıl sonuna kadar iki şirketin resmi birleşme sürecini de tamamlayacağız. Türkiye’nin en köklü markalarından Türkiye Petrolleri’ni sektörel deneyim ve birikimimizle daha da büyüteceğiz. Öncelikli hedefimiz, sektörde pazar payı açısından ilk 3 şirket içinde yer almak. Bu kapsamda organik ve inorganik büyüme fırsatlarını değerlendiriyoruz.”

2018 SONUNA KADAR 800 İSTASYON HEDEFİ

 Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri’nin satın almasının ardından toplam akaryakıt istasyonu sayılarının 700’ü aştığını belirten Demirağ şunları söyledi:

“Yolumuza Türkiye Petrolleri olarak devam etmeyi planlıyoruz. Marka dönüşümünü tamamlarken bir yandan da istasyon sayımızı artırmayı ve 2018 sonuna kadar 800 adet istasyona ulaşmayı planlıyoruz. Bu sayede yenilikçi hizmet anlayışımızı daha fazla noktada tüketicilerimizle buluşturacak ve yeni istihdam olanaklarıyla Türkiye ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz.”

 Turkuaz Petrol ve Türkiye Petrolleri olarak doğrudan ve dolaylı istihdamla 7 bin 500 ailenin hayatına dokunduklarını sözlerine ekleyen Demirağ, 2018 sonunda istasyon sayısının 800’e çıkmasıyla birlikte bin yeni ailenin geçimine daha katkı sağlayacaklarını söyledi.

AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE SATIN ALMALAR DEVAM EDECEK

Türkiye Petrolleri’nin özelleştirilmesiyle devletin akaryakıt dağıtım sektöründen tamamen çekildiğine değinen Demirağ sözlerine şöyle devam etti:

“15 yıl öncesine kadar 20 dağıtıcının faaliyet gösterdiği sektörde bugün 85 firma var. 12 bin 550 akaryakıt, 10 bin de LPG istasyonunun olduğu akaryakıt dağıtım sektörü, hem yeni satış ağları hem de satın almalarla büyüme ekseninde rekabete sahne oluyor. Devletin bu alandan çekilmesinin ve artık denetleme ve düzenleme rolü üstlenmesinin de hem sektörün gelişimi hem de rekabet açısından avantajlar yaratacağını düşünüyorum. Rekabette güçlenmek ve pazar paylarında artış sağlamak için satın alma ve birleşmeler bekleniyor. Önümüzdeki dönemde sektörde hem satın almaların devam edeceğini hem de büyük yatırımlar beklendiğini söyleyebilirim. Türkiye Petrolleri olarak biz de planlarımızı bu doğrultuda yapıyor; fırsatları yakından takip ediyoruz.”

SEKTÖRÜN LİDERLERİNİ TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME UYUM BELİRLEYECEK

 Akaryakıt sektöründe fiyatların yüzde 56’sının vergi olduğunu belirten Demirağ sözlerini şöyle tamamladı:

“Sektörün toplam kârlılığı brüt yüzde 13-15 düzeyinde seyrediyor. Regülasyonlar sebebiyle maliyetlerin arttığı, kâr marjlarının daraldığı ve global krizin etkileriyle işletim sermayelerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Aslında sektörün kabuk değiştirdiğini de söyleyebiliriz. Teknolojinin ve full otomasyonun kullanıldığı yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde gelişmelere ayak uyduran ve iş yapış biçimlerini yenileyenler yükselirken değişime kapalı olanlar küçülecek. Bizim stratejimiz, teknolojiye uyumu önceliklendirip sektördeki dönüşüme öncülük ederek farklılaşmak ve liderlik iddiamızı güçlendirmek olacak.”